İlhan Mimaroğlu: Var Olmayan Ülkenin Bestecisi

451 GÜNLÜĞÜ

İlhan Mimaroğlu: Var Olmayan Ülkenin Bestecisi

Kendi ülkesinin edebiyat geleneğiyle, taklit etmeden, elleriyle köprü kuran bir isim...

Ankara Hukuk Fakültesi'nde öğrenciyken çevirmenliğe başladı. Associated Press'in İngilizce haberlerini Ulus gazetesinin yazı işlerine aktarıyordu. Aynı büroda henüz gazeteciliğe yeni başlamış bir diğer isim Bülent Ecevit’ti. Yıllar sonra Rockefeller Vakfı'nın yöneticisi John Marshall, New York'a getirecekleri bir müzik eleştirmeni ararken Ecevit, tereddütsüz Mimaroğlu’nu önerdi.

Müzikle ilk teması bir enstrüman değildi. Kelimeydi. Bu yüzden 1955'te New York'a giderken arkasında bıraktığı şey de bir yazı geleneğiydi ve bu gelenek onu bir daha hiç bırakmadı. Columbia Üniversitesinde müzikoloji derslerine katılırken bile İstanbul'daki Akis mecmuasına ve Tercüman gazetesine, New York'un müzik hayatı üzerine makaleler gönderdi. Bu yazılar, çektiği fotoğraflarla birlikte 1956'da Amerika Sesleri-Bir Musiki Yolculuğu Notları adıyla kitaplaştı.

Elektronik Müziğin Öncü Sesi

1963'ten itibaren Columbia Üniversitesinde, Vladimir Ussachevsky'den elektronik müzik dersleri aldı. Edgard Varèse ve Stefan Wolpe ile kompozisyon çalıştı. Bu çevre, “tape music” adıyla anılan bir yöntemin merkeziydi. Tape music; ses bandına kaydedilen akustik ve elektronik seslerin seçilip başkalaştırılması, üst üste ya da art arda eklenmesini ifade eden bir kavram. Mimaroğlu, bu tekniği o yıllarda kullanan az sayıda besteciden biriydi. Çalışmalarını konvansiyonel stüdyoda gerçekleştirmeyi tercih etti; elektronik gereçlerle kısıtlanmak yerine tını rengine öncelik verdi.

1964 tarihli Bowery Bum, döneminin başyapıtı sayılabilir. Onu; Wings of the Delirious Demon (1969), Sing Me a Song of Songmy (1971) ve To Kill a Sunrise (1974) izler. Bu son eser; tondan, formdan, klasik müziğe dair bilinen her şeyden uzaktır. İnsan sesleri, çevresel sesler, siren sesleri ve çalgıları on dokuz dakikalık kayıtta bir araya getirmiştir. 1970'ten sonra geleneksel çalgılarla elektronik sesleri birlikte kullanmaya yönelmiştir ki amacı, elektronik müziğin düşebileceği monotonluktan kaçmaktır.

Mozart ve Beethoven'ı “hesaplanabilir” bulduğunu söylemiştir; hangi notanın hangisini izleyeceği önceden kestirilebilirdir ona göre. Chopin öyle değildir. Müzikte macera arar ve elit sayılan müziğin geniş kitlelere ulaşmasını ister. Atonaliteyi bu yüzden savunmuştur zira kalıplaşmış çağrışımların dışına çıkmanın bir yoludur bu.

Sermayenin Yer Açmadığı Avangard İşler

New York'a yerleştikten sonra Ertegün kardeşlerle otuz yılı aşkın süre Atlantic Records'ta çalışmıştır. John Coltrane, Charles Mingus ve Freddie Hubbard gibi caz müzisyenlerinin albümlerini yapımcı olarak yönetir. Mingus, birlikte çalışması zor bir müzisyen olarak bilinirken Mimaroğlu'nun “zihin açıcı bir prodüktör” olarak tarif edilmesinin bir nedeni de onunla uzun süre çalışabilmesidir.

1972'de Atlantic çatısı altında kendi etiketini kurar: Finnadar Records. Amaç, çağdaş ve elektronik müziğe; sermayenin genelde yer açmadığı avangard işlere bir mecra açmaktır. John Cage ve Karlheinz Stockhausen'ın yanı sıra kendi plaklarını, İdil Biret'i ve Okay Temiz'i de bu etiketten yayımlar. Listede yetmiş bir sanatçı vardır ve tamamı deneysel değildir; satan birkaç albüm daha deneysel olanları finanse etmiştir. Finnadar, 1980'lerin başında kapanır. 1971'de John Simon Guggenheim Anma Vakfı tarafından her yıl sanat, beşerî bilimler, sosyal bilimler ve doğa bilimleri alanlarında olağanüstü başarılar göstermiş veya istisnai yaratıcı yetenekler kanıtlamış orta kariyer profesyonellerine verilen prestijli bir ödül olan Guggenheim bursunu kazanır.

Düğün Masraflarını Karşılamak için Yazılan Kitaplar

1958'de yayımlanan Caz Sanatı, Türkçede caz üzerine yazılmış ilk kaynaktır. Onu 11 Çağdaş Besteci (1961), klasikleşen Müzik Tarihi (1961) ve Faruk Yener'in isteğiyle hazırladığı Küçük Batı Müziği Ansiklopedisi'nin yeni baskısı izlemiştir. Bu tarihsel değeri yüksel eserlerin yazılmasının bir nedeni de düğün masraflarını karşılamaktır. Mimaroğlu bu kitapları, telif geliri için yazdığını kendisi söylemiştir. Kazandığı ora sayesinde Güngör Hanım'la evlenip Amerika'ya dönebilmiştir.

Türkiye'de o güne kadar çıkan müzik tarihi kitapları ansiklopediktir yani “kişi”liksizdir. Mimaroğlu'nun eserleri, içinde perspektif barındırır. Kitaba önce Musiki Sanatının Evrimi demeyi düşünür, sonra Musiki Tarihi Üzerine Bir Söyleşi, sonra Besteciler Üzerine Bir Sohbet. Sonunda en yalın ve en kesin adında karar kılar. Amacı olay sıralamak değildir; “musiki bilincinin evrimini” anlatmaktır. Kitabın iddiasını da kendi eliyle küçültür:

“Bu kitabın bugüne kadar yurdumuzda yayınlanmış bütün musiki tarihlerinden biraz daha iyi olduğunu söyleyebilirim; bu ne bir başarıdır ne de alçak gönüllülüğe aykırı bir söyleyiş çünkü iyi musiki kitapları bakımından yoksunluğumuz apaçık ortada.”

Otuz yıl sonra yayımlanan Elektronik Müzik (1991) de benzer bir sabrın ürünüdür: Metin aslında 1966'da İngilizce yazılmış, yayımlanmayı çeyrek asır beklemiştir.

Türkçe Müzik Terminolojisine Mirası

Başkasını eleştirirken çekincesi azdır; kendinden söz ederken hep mütevazıdır. Ölümle mizahı yan yana koymayı sever. “Yaşlı besteciler ölmez, dizin kartlarına dönüşürler,” sözü, ona ait tipik bir cümle olarak anılır. Kendi yazarlığından elde ettiği kazancı da aynı ironik dille özetlemiştir:

“Ömür boyunca yazdığım yazılardan bana ödenenleri toplasanız altı ay yaşamama ancak yetebilir belki, müziklerime ödenen paraların toplamıysa sadece üç hafta.”

Müzik yazarı ve eleştirmen Bülent Aksoy, onun için özellikle “usta bir yazar” ifadesini kullanır: “Her yazısında öğretici olma amacının üstüne çıkan özgün, kişilikli bir yazarı buluruz. Üslubu olan bir yazardı. Bakışındaki kişiliklilik üslubunda da kendini gösterir. Türkçesi de mükemmeldi.” Bu boşuna söylenmiş bir övgü değil. Mimaroğlu, Batı dillerindeki müzik terimlerine Türkçe karşılıklar aradı ve bulduklarını bol bol kullandı. Bugün kullanılan müzik terminolojisinin bir kısmı, aslında onun yazılarında ilk kez denenmiş kelimelerdir.

“Besteci, müziğiyle şiirin anlamının altını çizmek yerine, şiiri bir çalışma aracı olarak cümle yapısıyla, ritimleriyle, tınılarıyla ele alır.”

Zoraki Yazılan Biyografi

Kuramsal referans kitaplarının yanında bambaşka bir tür daha vardır: Köşe yazarlığı. 1990'lardan itibaren Cumhuriyet ve Yeni Yüzyıl gazetelerine New York'tan yazılar göndermiş; bu metinler Karşı Köşe'de (1996) toplanmıştır. Günsüz Günce (1989) ve Ertesi Günce (1994) eserleri ise, başka bir tercihin ürünüdür. Gazete ve dergilerde yayımlanmış, bazen hiç yayımlanmamış kısa yazılardan oluşuyor ve kronolojiden bilerek kaçınıyor zira bir hayatı tarih sırasına göre değil, aklına geldikçe anlatmayı seçen bir yazar İlhan Mimaroğlu.

2001'de yayımlanan Geldim Gördüm Geçtim Gittim ise, kendine has bir gerekçeyle doğmuştur. Evin İlyasoğlu'nun kendisi hakkında yazdığı biyografide eksik ve hatalı bilgiler bulunca kendi anlatısını kurma ihtiyacı duyar. Bu kitap da kısa denemelerden oluşur, kronolojik bir yapısı yoktur. Otobiyografisini bile düz bir zaman çizgisine sığdırmaz.

1997'de yayımlanan Yokistan Tasarısı ise en beklenmedik denemesidir. Bir bestecinin siyasi bir ütopya kaleme aldığı nadir örneklerden birini oluşturur. İngilizce yazılarının bir bölümü Other Words'te (2003) toplanmıştır. New York sokak sanatına dair gözlemleri ve kendi çektiği fotoğraflar New York Kapı Dışı Sanatı'na (2002) dönüşmüştür. Sinema üzerine düşünceleri Sinema Köşelerinde de (2007) yer alır. Neredeyse birbirinden bağımsız seyir izleyen on üç kitap bırakmıştır geride Mimaroğlu.

Başka Bir Rota Mümkün

Edebiyatla kurduğu ilişki yazdıklarıyla sınırlı kalmamış; bestelerinin dokusuna da işlemiştir. 1974 tarihli Tract, kendi tabiriyle “agit prop” bir eserdir yani kolaj mantığının vardığı en uç noktalardan biridir. Nâzım Hikmet, Bakunin, Marx ve Mahir Çayan'ın metinleri, Tülay German'ın sesiyle İngilizce ve Fransızca arasında gidip gelir, bir yerde de Türkçeye döner. Wings of the Delirious Demon adını Ilya Ehrenburg'un bir romanından alır. Sing Me a Song of Songmy’de Kierkegaard ve Fazıl Hüsnü Dağlarca'nın metinleri vardır. 1968'de bestelediği Orhan Veli- İçinde, adını doğrudan bir şairden ödünç alır.

Dinleyenlerinin ve okurlarının malumudur ki Nâzım Hikmet'in dizelerini kullandığı bu besteler bir “uyarlama” gibi durmaz zira Mimaroğlu, şiiri yalnızca bir anlam taşıyıcısı olarak görmez. Besteci için şiir bir çalışma malzemesidir ki cümle yapısı, ritmi ve tınısıyla ele alınan bir form aracı durumundadır. Bu bakış onu kimseye benzemeyen bir yola götürmüştür. Kendi ülkesinin edebiyat geleneğiyle, taklit etmeden, bizzat kurduğu bir köprü…

İlhan Mimaroğlu’nun Batı dillerindeki müzik terimlerine bulduğu Türkçe karşılıklar bugün hâlâ kullanımda. Üslubu olan, öğretici olmanın ötesine geçen bir kişilik olarak tanındı, bilindi. Müziğinde ve düzyazısında aynı titizlikle çalıştı. En özgün kişiliklerden biri olarak notalarıyla, kelimeleriyle ve bunları ifade biçimiyle varılabilecek noktaları görünür kıldı…

451 Atölye olarak sermayenin kıskacında sıkışan yazarlara ve müzisyenlere başkalığın, özgünlüğün rotasını çizen İlhan Mimaroğlu’nu vefatının 14. Yılında saygıyla anıyoruz…

Merak Edilenler

İlhan Mimaroğlu kimdir?

1926'da İstanbul'da doğan, 2012'de New York'ta ölen besteci, yazar ve prodüktör. Elektronik müziğin dünya çapında öncülerinden biri kabul edilir; aynı zamanda on üç kitap yayımlamış bir yazar ve otuz yılı aşkın süre Atlantic Records'ta çalışmış bir yapımcıdır.

İlhan Mimaroğlu'nun en bilinen müzik eserleri hangileridir?

Bowery Bum (1964) döneminin başyapıtı sayılır. Onu Wings of the Delirious Demon (1969), Sing Me a Song of Songmy (1971), Tract (1974) ve To Kill a Sunrise (1974) izler. Bu eserlerin çoğu edebi metinlerle iç içe kurulmuştur.

İlhan Mimaroğlu kaç kitap yazmıştır?

On üç kitap. Aralarında kuramsal referans kitapları (Caz SanatıMüzik TarihiElektronik Müzik), günceler (Günsüz GünceErtesi Günce), bir otobiyografi (Geldim Gördüm Geçtim Gittim), bir siyasi ütopya (Yokistan Tasarısı) ve köşe yazısı derlemeleri bulunur.

İlhan Mimaroğlu neden elektronik müzikte öncü kabul edilir?

1963'ten itibaren Columbia Üniversitesi'nde Vladimir Ussachevsky'den elektronik müzik dersleri aldı ve tape music tekniğini erken benimseyen az sayıda besteciden biri oldu. Elektronik gereçlerle kısıtlanmak yerine tını rengine öncelik veren bir yaklaşımı vardı.

İlhan Mimaroğlu ile Nâzım Hikmet arasındaki bağlantı nedir?

Mimaroğlu, Tract (1974) adlı eserinde Nâzım Hikmet'in bir şiirini Bakunin, Marx ve Mahir Çayan'ın metinleriyle birlikte kullandı. Şiiri bir anlam taşıyıcısı olarak değil, cümle yapısı ve ritmiyle çalışılan bir form aracı olarak ele aldı.

Finnadar Records nedir?

Mimaroğlu'nun 1972'de Atlantic Records çatısı altında kurduğu, avangard ve elektronik müziğe yer açan plak etiketi. John Cage, Karlheinz Stockhausen, İdil Biret ve Okay Temiz gibi isimlerin yanı sıra kendi eserlerini de bu etiketten yayımladı. 1980'lerin başında kapandı.

 

Kaynakça

Yur, İstemi Furkan. İlhan Mimaroğlu'nun Hayatı ve Yaratıcılığı. Yüksek Lisans Tezi, Erciyes Üniversitesi Güzel Sanatlar Enstitüsü, Müzik Anasanat Dalı, danışman: Doç. Afak Jafarova, Ağustos 2016.

Coloğlu, İlhan Mimaroğlu üzerine inceleme (2005)

Çelik, Muhammed Zahid. "İlhan Mimaroğlu'nun To Kill a Sunrise: A Requiem for Those Shot in the Back ve Wings of the Delirious Demon Eserlerinin İncelemesi"

İlyasoğlu, Evin. Zaman İçinde Müzik. İstanbul: Remzi Kitabevi, 2008.

Aksoy, Bülent. "İlhan Mimaroğlu Belgeseli." Birikim Dergisi

"Elektronik Müziğin Şafağında: Bülent Arel & İlhan Mimaroğlu." Bant Mag

"Özel Dosyalar." Mavi-Nota – e-Müzik Gazeteniz

Meriç, Metin. "Kara Tren: İlhan Mimaroğlu (1926–2012)." birdirbir.org, 18 Temmuz 2012.

Sancılı, D. "Ünlü Sanatçı Mimaroğlu New York'ta Son Yolculuğuna Uğurlandı." usasabah.com, 22 Temmuz 2012.

Keepnews, Peter. "Ilhan Mimaroglu, Composer and Producer, Dies at 86." The New York Times, 18 Temmuz 2012.

"İlhan Mimaroğlu Papers." Columbia University Libraries Finding Aids

A Chronology of Electronic and Computer Music and Related Events, 1906–2013

Gluck, Bob. "Uptown and Downtown, Electronic Music and 'Free Jazz', Ankara and New York." eContact!, 3 Ocak 2006.

100 Years: The Rockefeller Foundation- John Marshall biyografisi, rockefeller100.org

"Finnadar Records." Discogs

"İlhan Mimaroğlu Discography." Discogs.com

 

 

All rights reserved – Copyright by Ümmü Akkuş – 2026*